İstanbul Buluşması'ndan notlar ve 'Büyü Dükkânı'
_(2).gif)
Referansları dikkate alır yapıda birisiyimdir. İlk sanal ortam buluşmasıydı dün katıldığım; daha doğrusu grup halinde ilk buluşma.
Bir yıl kadar yazışıp konuştuğum bir başka arkadaşla görüşmüştüm daha önce.
Net ortamı biraz sezinlemesi zor bir ortam, bilindiği üzre...
İnsan tereddüt ediyor hele ki benim gibi sanala dalsa reeline yetişememekten dertliyse...
Yazılarıma başlarken blog ziyaretlerine pek de niyetli değildim açıkçası... Öyle gelişti ki olaylar, birileri bana rastlayıp düşüncelerini not olarak ekledi. Ben birilerine rastladım, iki satır yazmadan geçemedim.
Kendime karşı yazdığım -bir de beni çok yakından tanıyan dostlarım var, yazılarımı, günlük yazılarımı okuyup benden haber almayı bekleyen- bu ortam, farklı gelişmeleri de beraberinde getirdi sonuçta...
Avrupa yakasından buluşmaya katılan sanırım tek kişiydim. Cesaret istiyor yakalar arası yolculuk İstanbul' da, bu konuya da değineceğim birkaç satırla, az sonra... . ))
Buluşma yerine gittiğimde, grubu bulmak zor olmadı. Işılca Tatlar' dan Işıl hanım' ın omzunda kaldı elim.Farklı bir havası var Aslan burçlarında görmeye genelde alışık olduğum...
Kim olduğımı tahmin etmelerini istedim,
-'hayatta tahmin edemem.' deyiverdi Tijen hanım...
-Hah, işte; ben Hayat... diye cevapladım. : )
Hoş bir grup, kendini abartmış, çarpıtmış diyebileceğiniz kimse yok...
Aslında birbirini tanımayan insanları bile bir araya getirirken düşünürüm ben... Bununla ilgili tecrübeler yaşamışımdır, uyuma dikkat etmeye çalışırım.
Buna rağmen içlerinden yalnızca birini o da yazılarından tanıdığım birileriyle tanışmaya gitmek çok bana uyar bir davranış değilse de, yükselen Terazi burcu ayartır kimi zaman böyle işte... : ))
Tijen hanım, duyarlı kişiliğiyle (birkaç mailini de değerlendirmeye alıyorum) beni etkilemiştir. Dikkatli, duyarlı insanları severim ötedenberi...
Boş teneke çok ses çıkarır, derler ya hani... Dolu insanların duruluğu, sadeliği var gibi geldi o'nda... Yazıları, anlatımı zâten alıp götürüyor insanı...
(Kızıma kitaplarından ikisini gösterdim (büyük kızıma) bayıldı.
O, ot ve sebze meraklısıdır ötedenberi... : ) )
Farklı renkteki kalemleriyle, dostâne dileklerle yazdığı notlarla imzaladı kitaplarını...
Tanımış olduğum için mutluyum, güzel paylaşımları hiç eksilmesin dilerim.
Işıl hanım' ın makaronlarına bayıldım özellikle fıstıklı olanına. Bana kalsa artık bir şey denemeyeceğim.Fazla yapmamak gerek, bu bir yaşam biçimi diye düşünüyorum.
Dışarıdan nadiren almak belki daha doğru geliyor bana. Tek kaldığım bir dönem olursa yemek yapmaktan hepten vazgeçebilirim. : ))
Damak tadı -Gül hanım- , one ben bir sey, isimleri yazık ki aklımda kalmayan birkaç arkadaş, hepsi içten, hepsi güzel insanlar, sevdim. : )
nUnU tipik İkizler... Kabına sığamıyor, kıpır kıpır, sempatik... : )
Delphina -işitmekaybı- da İkizler ama o daha bir farklı gibi geldi.
İkisinin de doğum günlerini kutladık (günü gününe olmasa da) çok estetik görünümlü bir pasta getirmiş nUnU (bir dut masalı) ...
Dönüşte Delphina ve zerrinpastaevi ile birlikteydik, belirli bir yere kadar bıraktım onları... Arkadaşlardan hangisiydi şimdi hatırlayamadım, boğaz trafiğinde ne kadar takılacağıma bir atıfta bulundu, gülüştüler. Bilmez miyim, ancak her şeyin bir bedeli var. Ben de bu bedeli göze alarak yola çıkmıştım. : )
Delphina 'size zahmet verdim, burada ineyim.' deyip duruyor. Ne kadar hassas... Oysa sevdiklerim için bir şeyler yapmaktan mutlu olurum. Elimden geliyorsa neden yapmayayım?
Bir de hepimiz için hazırladığı yaka kartları var.Üzerine sembolik resimler çizilip, boyanmış. Ne kadar şekerler...
Onu saklıyorum (kendiminkini), sağolasın Delphina...
Zerrinpastaevi de güçlü kimliği ve ölçülü davranışlarıyla etkileyici...Takdir ettiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.
Boğaz köprüsü tarfiğinde tam iki saat takıldım. Otomatik vitesle bile sıkıcı, düşünün beni, düz vitesle ne hâle geldim. : )
Ayakkabılarımı çıkarttım dayanamayıp... Günbatımı izledim, tetris bile oynadım o trafikte ( kimseler duymasın) ; )
Bu arada, sanırım ben de bizim evin vazgeçilmezlerindenim. : )
Küçük kızımı abisi bırakacakmış havalimanına, alarm kurmayınca ve bizim küçük hanım da alarm kurduğu halde duymayınca (eve döndüğümde uykudaydı) benim de haberim olmayınca, uçağı kaçırıp, tatiline gidemedi. Beş günlük bir geziydi, babasıyla kararlaştırmışlar dün.
Kocaman çocukları bile boş bırakmaya gelmiyor. : )
Hayat böyle geçiyor 'O olsun, bu bitsin:' derken, bir de bakmışsınız sonuna gelinmiş. : )
Büyü Dükkânı diye bir kitap, hoş gelmişti bana; günün anısına Tijen hanım'a hediye etmek istedim. Bütün arkadaşlara alacaktım aslında, sembolik, anı niteliğinde... Kitapçıda yalnızca bir adet vardı.
Aynı adlı kitaptan 'Büyü Dükkânı ' nın hikâyesini daha önce paylaşmıştım blogumda, linki aşağıda, okumak isteyenler için:
http://hayateylul.blogcu.com/buyu-dukkani_3749625.html
0 yorum yazılmıştır