« Önceki | Sonraki »

23/9/2007

Vermek...

Yazan: cankur | Tarih: 22/9/2007
Konu: sevgi
Bu yazı çok hoşuma gitti.Ve hemen şunu hatırladım..Kainatta herşey verdiğin oranda sana geri dönecektir.Bu kaçınılmazdır.Sevgi görmek istiyorsan sevgi vermelisin.Mutluluk için ise mutluluk vermen gerekir...

 

Teşekkürler cankur...

Daha önce sitede yayınlayıp, burada da yayınlamayı düşündüğüm, senin tanıttığın kitaptan iki alıntıyı aktarıyorum.Selâmlar...Hayat

 

SEVGİ DENİLEN İKSİR

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine:

"Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"
"Bakın göstereyim" demiş bilge.

Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak bir sofra hazırlamış onlara.

Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da "derviş kaşıkları" adı verilen, bir metre boyunda kaşıklar. Bilge, "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz," diye bir de şart koymuş. "Peki," demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne! Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan ağızlarına götüremiyorlarmış. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.

Bunun üzerine, "Şimdi ... " demiş yaşlı bilge, "Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe."
Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen ışıklı insanlar gelip oturmuş sofraya bu defa.
"Buyrun," deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını.

Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan. "İşte," demiş bilge, "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın: yaşam pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman.
Doktorlar sevginin insan fizyolojisi üzerindeki etkisini araştırdıklarında, bu güçlü hissin kalbi rahatlattığını, kan dolaşımını hızlandırarak vücuttaki tüm organ ve dokulara canlılık kazandırdığını saptamışlar. Artık tıbbın çaresiz kaldığı ümitsiz vakalarda hastalara verilebilecek en son nasihat şu: "Hayatınızdaki herşeyi sevin ... insanları, olayları, hatta hastalığınızı bile sevin."

Sevmek ve minnettar olabilmek, yaşam iksiri iki duygu ... İnsan minnettar olabildiği ölçüde koşulsuz sevgiyi yakalayabiliyor; koşulsuz sevgiyi tadabildiği oranda da müteşekkir kalabiliyor. Yargılarla, beklentilerle sınırlanmayan her sevgi, titreşimimizi yükselterek bizi hem kendimize, hem de birimi zaten 'aşk' olan Tanrı'ya yaklaştırıyor.

Belki anlamak biraz zor ama, başımıza gelen tatsız olayların hepsi içimizdeki sevgisizliği ortaya çıkarmak, incinmiş kalbimizi tadavi etmek için verilmiş fırsatlardan başka bir şey değil. İşte, böylesi durumlarda şükran duyguları besleyerek, karşısındakini suçlamadan kendine bakabilme cesaretini ve olgunluğunu gösterebilen her insan, gerçek anlamda bilge olma yolundadır.

Vermek, sahibi olduğumuz hazineleri samimiyetle paylaşmak, kendimize duyduğumuz sevginin uzantısıdır. Ve belki de vermenin en değerli olduğu an, kıtlığını çektiğimiz yegâne şeyi, hiç düşünmeden hediye edivermektir. ..

Sahi, nedir gerçek dediğimiz şey? Işık Menderes


VERMEK,

Zamanın başlangıcından beri yeryüzüne gelip gitmiş sayısız bilge,filozof ve ruhani
lider,evrenin 'bereket'le dolup taştığını söylediler…Bu bolluktan istifade etmek
insanoğlunun tabiatının önemli bir parçası olduğu gibi,en doğal hakkıydı.Hakkıydı ama, özgür irade bambaşka bir yönde kullanılmıştı…İnsanlık yoksunluk bilincinin kurbanı oldu…

Ortak bilincimizin kıyılarında köşelerinde yatan yetingenlik,bereket yaratmaya iten tüm içgüdüleri binlerce yıldır sinsice baltalıyor..Öyle veya fakir yaşamaya; istediklerimize sahip olamayacağımıza inandırıldık, ilk önce ailemiz,sonra toplum tarafından..

"Tüm kötülükler parayla başlar; zenginler spirituel olamazlar; Tanrı çok para kazanmamı istemiyor; başarılı olacak kadar zeki değilim; hayat öyle zorki…"
gibi düşünceler enerjimizi düşürdüğü gibi,hem manen,hem de maddeten fakirleşmemize neden oluyor..

Muzdarip olduğumuz bu dertten kurtulabilmenin birkaç çaresi var: Bilinç altının
derinliklerine inerek ,bereket kavramını yılmadan programlayarak, yoksunluk bilincini silmek; Dua ve meditasyon yaptığımız anlarda, ''Beyaz ışığı''
çağırarak genetik kodlarımıza kadar kayıt olmuş bu bilgileri 'dönüşüme' uğramasını
istemek, Etki Tepki yasasının kardeşi olan, "Verme,Alma" yasasını değerlendirmek…

Hiçbir karşılık beklemeden,çıkar gözetmeden,kendi yaşamımızda sahip olmak
istediklerimizi canı gönülden başkalarına vermekle harekete geçirebileceğimiz bu yasa ,mutlak surette gelecek karşılığı da temin eder..
Neale Walsch ''Tanrı ile Sohbet'' kitabının üçüncü cildinde şöyle yorumluyor: ''Kendin için neyi seçiyorsan,onu başkalarına ver..Eğer mutlu olmayı seçiyorsan,başkalarını mutlu et..Eğer bolluk istiyorsan, başkalarının bolluk içinde yaşamalarına yardım et…Bunları içtenlikle yap..Verdiğin her şey sana geri gelecektir.''

Bu şekilde verebilmek metafizikte,''On Misli Karşılık'' adıyla tanımlanan bir başka yasayı da devreye sokar.Bu da verilen ne ise,onun ona katlanarak geri geleceğini gösterir..

Şunu da unutmayalım ki bazen gelen karşılık,verilenle aynı birimde olmayabilir…Cömertçe verilenleri, aynı cömertlikte kabul edebilmekse, çok önemlidir..Bu sayede deveran eden enerjinin kısa devre yapması önlenmiş olur..

Senelerdir verdiklerimin karşılığını henüz alamadım diyorsanız ;muhtemelen ya geçmişten kalma karmik borçları dengeliyorsunuz yada bu yasayı gelecek için tasarruf mevduatı olarak kullanıyorsunuzdur..Üçüncü bir olası ise verme konusunda bilinçaltıyla üstü arasında bir çelişki varsa,bu çelişkili enerjiyi okuyan evren,aynı frekansta cevap vererek yaşamınızda kıtlık olarak gösteriyordur..

Unutulmaz ruhani şahsiyetlerden Gurdjieff,şöyle der: Diğer insanlara yardım eli
uzattığınızda, siz de mutlaka yardım görürsünüz;Belki yarın,belki de yüzyıl sonra. Ama mutlaka yardım görürsünüz..
Doğa borcunun bedelini ödemek zorundadır…Bu bir matematik yasasıdır ve tüm yaşam da matematikten ibarettir..

Işık Menderes,Sahi nedir gerçek dedigimiz şey isimli kitabından,

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

HAYAL GIBI